Hatalı General

Tarih, düşmanını hafife alan generalleri değil, kendi hatalarını göremeyen generalleri affetmemiştir. Çünkü bir ordunun çöküşü cephede değil, kibirle verilen ilk yanlış emirle başlar. Hatalı general, yanlışı hiçbir zaman kendi aynasında aramaz. Başarısızlığın yükünü askerlerine, zamana, şartlara ve talihsizliğe yükler. Aynaya baktığında ise kusursuz bir komutan gördüğünü sanır.

Hatalı General

Ne acıdır ki en büyük yıkımlar, düşmandan gelen saldırılarla değil, içeriden büyüyen yanlışlarla gerçekleşir. Bir lider, çevresindeki doğru insanları susturduğu gün kaybetmeye başlamıştır. Çünkü hakikatin sustuğu yerde alkış yükselir; alkışın yükseldiği yerde ise hatalar görünmez hâle gelir.

Kibir, zekânın en sinsi düşmanıdır. İnsan, her duyduğuna inandığı anda sorgulamayı bırakır. Sorgulamayan lider gelişemez; gelişemeyen lider ise yalnızca bulunduğu yeri tüketir. Güç, hesap veremediği yerde yozlaşır. Yetki, vicdandan uzaklaştığında zulme dönüşür.

Hatalı generalin en büyük yanılgısı, insanların onu sonsuza dek takip edeceğine inanmasıdır. Oysa insanlar, güçlü olduğu için değil, adil olduğu için liderin arkasından yürür. Adalet kaybolduğunda sadakat de sessizce çekip gider.

Bazı yenilgilerin telafisi yoktur. Kaybedilen bir savaş yeniden kazanılabilir; ancak kaybedilen güven çoğu zaman geri dönmez. Çünkü kırılan bir ordunun gücü yeniden inşa edilse bile, aynı inanç ve birlik duygusunu yeniden kazanması kolay değildir.

Unutulmamalıdır ki tarih, en yüksek sesle emir verenleri değil, en doğru kararı verebilenleri yazar. Bazen bir generali yıkan, düşmanın kurduğu tuzak değil, kendi gururudur.

Çünkü en tehlikeli general, hata yapan değil; hata yaptığını kabul etmeyen generaldir. İşte gerçek yenilgi de tam burada başlar.

Yazı: Songül CAN


Yorumlar (0)

Bu habere henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap
osohbet.org