Bir Dalda Üç Cambaz
İnsan, bazen en büyük yanılgıyı sevdiği kişide yaşar. Her gün gözlerinin içine baktığı insanın, aynı bakışı başkalarına da bıraktığını fark ettiğinde bazı gerçeklerle yüzleşir.

Çünkü herkes sevmeyi bilmez; bazıları yalnızca sevilmeyi sever. İlgi gördükçe büyür, alkış aldıkça kendini değerli hisseder. Bir kalbi gönlünde taşımak onlara ağır gelir; bu yüzden aynı anda birçok kalbe dokunmaya çalışırlar.
Tam da burada akla "bir dalda üç cambaz" sözü gelir. Uzaktan bakıldığında hayranlık uyandıran bir gösteridir bu. Her biri dengede duruyor gibi görünür. Oysa kimse o dalın ne kadar ince olduğunu, atılan her adımın düşüşü biraz daha yaklaştırdığını düşünmez. Çünkü cambazın en büyük yanılgısı, hiç düşmeyeceğine inanmasıdır. Hayatın gerçeği ise şudur: En çok kendine güvenenleri bile bazen ansızın yere indirir.
İnsan da böyledir. Bir kişiye umut verir, diğerine gülümser, bir başkasına ise geleceğin hayalini kurdurur. Hiçbirine tam anlamıyla ait olmaz; ama hepsinin kendisine ait olmasını ister. Bazıları bunun adına aşk der. Oysa bu aşk değil, yalnızca egoyu beslemektir. Çünkü sevgi, bir kalbi çoğaltmak değil; tek bir kalpte eksilmeyi göze alabilmektir.
Kalbini herkese açan biri, aslında kimseye ait değildir. Herkesin hayatında iz bırakmaya çalışanlar, sonunda hiçbir hikâyenin gerçek kahramanı olamazlar. Çünkü gerçek sevgi, seçenekler arasında dolaşmak değil; tek bir insanın yanında kalabilmektir. Sadakat ise, başka seçenekler olsa bile aynı kişiyi seçmeye devam edebilmektir.
Ben ise hiçbir zaman kimseyle yarışa girmedim. Kendimi başkalarıyla kıyaslamadım. Çünkü insanın değeri, rakiplerinin sayısıyla ölçülmez. Bir insan aynı anda birçok kişiye umut veriyorsa, aslında hiç kimseye gerçek bir gelecek sunmuyordur. Geçici heyecanlar, kalıcı mutluluğun yerini hiçbir zaman tutmaz.
Zaman, herkese yalnızca hak ettiğini gösteren en büyük aynadır. Bugün ilgiyle beslenenler, yarın yalnızlıkla sınanabilir. Çünkü insan aynı oyunu birçok kişiye oynayabilir; fakat kader, aynı sonu herkese yazmaz. Bir gün gelir, etrafındaki kalabalık sessizce dağılır. O zaman geriye ne beğeniler kalır ne de geçici hayranlıklar. Sadece gerçekten kimin sevdiği, kimin ise yalnızca oyalandığı ortaya çıkar.
Belki bugün kendini bir dalda üç cambaz gibi dengede duruyor sanıyorsun. Ama unutma; dal kırıldığında cambazlar birbirini tutmaz. Çünkü çıkarın olduğu yerde sadakat olmaz; sadakatin olmadığı yerde ise aşk, yalnızca güzel söylenmiş bir yalandan ibarettir.
Ve hayatın en acı gerçeği şudur: Herkese ait olmaya çalışanlar, günün sonunda hiç kimsenin gerçekten sahip çıkmadığı insanlar hâline gelir. Çünkü gerçek sevgi, seçenekler arasında kaybolmak değil; cesaretle verilmiş tek bir kararın arkasında durabilmektir.
Yazan: Songül CAN
Tek diyeceğim șey bir insan sizin gözlerinizin içine gözleri parlayarak bakıyorsa aldanmayın o güzel bakıșı herkeste uyguluyordur derler ya gözler yalan söyler:)