Akciğer Kanserinde Erken Tanı Hayat Kurtarıyor

Dünyada her yıl yaklaşık 2,64 milyon kişiye akciğer kanseri tanısı konulurken, 1,86 milyon kişi hastalık nedeniyle yaşamını yitiriyor. Akciğer kanserinin en önemli önlenebilir risk faktörünün sigara kullanımı olduğunu belirten Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Abdullah Erdoğan, erken tanı ve düzenli sağlık kontrollerinin tedavi başarısında kritik rol oynadığını söyledi.

Akciğer Kanserinde Erken Tanı Hayat Kurtarıyor

1-30 Kasım Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Abdullah Erdoğan, akciğer kanserinin risk faktörleri, belirtileri, erken tanı yöntemleri ve güncel tedavi seçeneklerine ilişkin önemli bilgiler paylaştı.

Akciğer kanserinin dünya genelinde en fazla ölüme neden olan kanser türlerinden biri olduğunu belirten Erdoğan, hastalığın erken dönemde belirti vermeden ilerleyebildiğine dikkat çekti.

Türkiye’de yılda yaklaşık 25 bin kişi hayatını kaybediyor

Uluslararası Kanser Araştırma Kurumu’nun GLOBOCAN 2024 tahminlerine göre dünya genelinde yılda yaklaşık 2,64 milyon yeni akciğer kanseri vakası görülürken, 1,86 milyon kişi hastalık nedeniyle yaşamını yitiriyor. Türkiye’de ise yıllık yaklaşık 31 bin kişiye akciğer kanseri tanısı konulurken, 25 bin kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybediyor.

Vakaların önemli bölümünün ileri evrede tespit edildiğini ifade eden Prof. Dr. Erdoğan, akciğer kanserinin başlangıçta belirgin şikâyetlere neden olmadan ilerleyebildiğini, belirtiler ortaya çıktığında ise hastalığın ileri evreye ulaşmış olabileceğini kaydetti.

Erkeklerde vakaların yüzde 90’ı sigarayla ilişkili

Akciğer kanserinin en önemli risk faktörünün tütün ve tütün ürünleri olduğunu vurgulayan Erdoğan, özellikle uzun yıllar sigara kullanan 50 yaş üzerindeki bireylerde hastalık riskinin belirgin şekilde arttığını belirtti.

Türkiye’deki verilere göre erkeklerde akciğer kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 90’ının, kadınlarda ise yüzde 43’ünün tütün kullanımıyla ilişkili olduğunu aktaran Erdoğan, pasif içiciliğin de önemli bir risk oluşturduğuna dikkat çekti.

Akciğer kanserinin yalnızca sigara kullanan kişilerde görülmediğini ifade eden Erdoğan, radon gazı, asbest, silika, ağır metaller, dizel egzoz dumanı, hava kirliliği ve mesleki kimyasallara maruz kalmanın da hastalık riskini artırabildiğini söyledi. Genetik yatkınlık, aile öyküsü ve kronik akciğer hastalıklarının da risk faktörleri arasında bulunduğunu belirtti.

Geçmeyen öksürük ve ses kısıklığına dikkat

Akciğer kanserinin erken belirtilerinin başka solunum yolu hastalıklarıyla karıştırılabildiğini belirten Prof. Dr. Erdoğan, özellikle uzun süre devam eden şikâyetlerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Uzun süre geçmeyen veya karakter değiştiren öksürük, balgamda kan görülmesi, nefes darlığı, göğüs ağrısı, açıklanamayan kilo kaybı, halsizlik, ses kısıklığı ve yutma güçlüğünün akciğer kanserinin belirtileri arasında yer aldığını ifade eden Erdoğan, bu şikâyetlerin görülmesi halinde hekime başvurulması gerektiğini kaydetti.

Risk grubundakilere düşük doz tomografi uyarısı

Özellikle uzun yıllar yoğun sigara kullanmış veya sigarayı bırakmış yüksek risk grubundaki bireylerin düzenli hekim kontrolünden geçmesinin önemine işaret eden Erdoğan, uygun kişilerde düşük doz bilgisayarlı tomografi ile yapılan taramaların erken tanıya katkı sağladığını belirtti.

Düşük doz bilgisayarlı tomografi sayesinde akciğer kanserinin henüz belirti vermediği dönemlerde tespit edilebildiğini aktaran Erdoğan, uygun risk grubunda gerçekleştirilen taramaların hastalığa bağlı ölüm riskinin azaltılmasına yardımcı olduğunu ifade etti.

Erken evrede ameliyatla iyileşme şansı artıyor

Akciğer kanserinde tedavi yönteminin hastalığın evresine, tümörün özelliklerine ve hastanın genel sağlık durumuna göre belirlendiğini kaydeden Erdoğan, erken evrede tanı konulan küçük hücreli dışı akciğer kanserinde cerrahi tedavinin önemli bir seçenek olduğunu söyledi.

Tümörün lenf bezlerine veya uzak organlara yayılmadığı uygun hastalarda ameliyatla uzun süreli hastalık kontrolü ve tam iyileşme şansının arttığını belirten Erdoğan, en sık uygulanan yöntemlerden birinin akciğerin tümör bulunan lobunun çıkarılması anlamına gelen lobektomi olduğunu aktardı.

Tümörün büyüklüğüne ve yerleşimine göre daha sınırlı cerrahi işlemlerin de uygulanabildiğini ifade eden Erdoğan, kapalı cerrahi yöntemlerin uygun hastalarda ameliyat sonrası ağrıyı ve hastanede kalış süresini azaltabildiğini kaydetti.

Hastalığın evresine göre cerrahi tedaviye ek olarak kemoterapi ve radyoterapi uygulanabildiğini belirten Erdoğan, ileri evre hastalarda ise hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapinin de tedavi seçenekleri arasında yer aldığını söyledi.

Sigarayı bırakmak riski azaltıyor

Akciğer kanserinden korunmanın en etkili yolunun sigaraya hiç başlamamak veya sigarayı bırakmak olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Erdoğan, pasif içicilikten uzak durulması, düzenli fiziksel aktivite yapılması, dengeli beslenilmesi ve zararlı kimyasallara karşı gerekli önlemlerin alınmasının da önem taşıdığını belirtti.

Erdoğan, akciğer kanserinde erken tanının tedavi seçeneklerini artırdığını ve yaşam süresine önemli katkı sağladığını ifade ederek, özellikle risk grubundaki bireylerin sağlık kontrollerini ihmal etmemesi ve şüpheli belirtilerde zaman kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurması gerektiğini kaydetti.


Yorumlar (0)

Bu habere henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap
osohbet.org